Yıkık
Yıkılmış, harap olmuş.
Genellikle aşk acısı, hayal kırıklığı veya umutsuzluk nedeniyle moral ve motivasyonu çökmüş, enerjisi bitmiş, duygusal olarak bitkin kişi.
Sokak ağzı ve günlük konuşma dili
Yıkılmış, harap olmuş.
Genellikle aşk acısı, hayal kırıklığı veya umutsuzluk nedeniyle moral ve motivasyonu çökmüş, enerjisi bitmiş, duygusal olarak bitkin kişi.
Makara atmak/fırlatmak.
Sosyal medya platformlarında (özellikle Instagram) kısa, dikey videolar (Reels) paylaşmak.
Düzenleme yapmak.
Bir fotoğraf veya videoyu düzenlemek, efektler eklemek veya kurgulamak, özellikle sosyal medyada paylaşmak için.
Kırık şey.
Cebinde parası olmayan, beş kuruşsuz kişi. Genellikle mizahi veya küçümseyici bir tonda kullanılır.
Geçerli, muteber.
Bir düşüncenin, hissin veya durumun mantıklı, haklı, kabul edilebilir veya onaylanabilir olduğunu belirtmek.
İptal etmek.
Bir ünlüyü, markayı veya kişiyi yaptığı tartışmalı bir eylem veya söylem nedeniyle kamuoyu önünde boykot etmek, desteklemeyi bırakmak.
Stalklamak (takip etmek) ve fan olmak.
Bir ünlüye, gruba veya markaya karşı aşırı ve takıntılı bir hayranlık beslemek.
Çay.
Skandal niteliğindeki dedikodu, sansasyonel haber veya gizli bilgi. 'Çayı dökmek' şeklinde de kullanılır.
Beni seç.
Genellikle kadınların, erkeklerin onayını veya dikkatini çekmek için diğer kadınları eleştirmesi veya kendilerini farklı/üstün göstermeye çalışması.
Esnetmek, bükmek; kas göstermek.
Sahip olunan bir şeyi (para, marka eşyalar, kaslar vb.) gösteriş yaparak sergilemek, hava atmak.
Zehirli, zararlı.
Bir kişi, ilişki veya ortamın psikolojik veya duygusal olarak yıpratıcı, yıpratıcı ve olumsuz olması.
Tuzlu.
Kırgın, bozulmuş, sinirli veya kıskanç bir ruh halinde olmak, genelde bir şeye içerlemiş olmak.
Damlama, akma.
Bir kişinin giyim tarzının veya genel görünümünün çok havalı, şık ve göz alıcı olması.
Anatomi terimi
Dalga geçmek, şaka yapmak
Kafa ile bir şey yapmak
Dalga geçme, kandırma, yalan söyleme