💻

Dev / Tech Jargonları

Yazılımcı ve teknoloji jargonu

97 terim RSS Bingo
⭐⭐ 😬😬

FinOps

📖 Resmi:

Finans ve operasyon ekiplerinin bulut harcamalarını yönetmek, optimize etmek ve kültürel bir işbirliği sağlamak için uyguladığı bir dizi pratik ve kültür.

💬 Gerçek:

Bulut faturası çok kabarınca, geliştiricilerin maliyeti düşünerek kod yazmaya zorlanması durumu. 'Para yakma' demek yerine FinOps diyoruz.

"FinOps ekibi yine toplantı ayarlamış, bulut harcamaları kontrolden çıkmış."
⭐⭐ 😬

Imposter Syndrome

📖 Resmi:

Özellikle yüksek başarı elde eden bireylerin, başarılarını hak etmediklerini veya aslında yetenekli olmadıklarını düşünmeleri, başkalarını kandırdıklarına inanmaları psikolojik durumu.

💬 Gerçek:

'Ben aslında bu işi bilmiyorum, yakında anlaşılacak' hissi; her yetenekli yazılımcının gizli korkusu. 'Yine imposter syndrome beni vurdu, sanki hiçbir şey bilmiyormuşum gibi hissediyorum.'

"Yeni ekibe katıldığımda, imposter syndrome ile mücadele etmek zorunda kaldım."
⭐⭐ 😬

DRY

📖 Resmi:

Don't Repeat Yourself (Kendini Tekrar Etme). Yazılım geliştirmede, aynı bilgi veya kod parçasını birden fazla yerde bulundurmamayı teşvik eden bir prensip.

💬 Gerçek:

'Aynı kodu bir daha yazıyorsan hata yapıyorsun' prensibi; tembel ama akıllı kod yazıcının mottosu. 'Bu method çok DRY prensibine aykırı, refactor etmeliyiz.'

"DRY prensibine uyarak kod tekrarını azalttık ve bakımı kolaylaştırdık."
⭐⭐⭐ 😬😬

Monorepo

📖 Resmi:

Birden çok projenin veya paketin tek bir sürüm kontrol deposunda (repository) tutulduğu bir yazılım geliştirme stratejisi.

💬 Gerçek:

Bütün kodları tek bir devasa klasöre doldurup, 'tek yerden yönetelim, daha kolay' deme fikri. 'Monorepo'ya geçmek başlangıçta karmaşık olsa da, bağımlılıkları yönetmeyi kolaylaştırdı.'

"Şirket olarak tüm frontend ve backend projelerimizi tek bir monorepo'da birleştirmeye karar verdik."
⭐⭐ 😬

Refactor

📖 Resmi:

Bir yazılımın dışarıdan görünen davranışını değiştirmeden, iç yapısını veya kodunu iyileştirme süreci.

💬 Gerçek:

Kod 'çirkinleşmeye' başladığında onu daha okunaklı, bakımı kolay hale getirme bahanesi; 'kodu güzelleştiriyoruz' demenin havalı yolu. 'Bu modülün acilen refactor edilmesi gerekiyor, kimse anlamıyor ne yazdığını.'

"Performans sorunlarını çözmek için eski modülü tamamen refactor etmemiz gerekecek."
😬😬

Ship It

📖 Resmi:

Bir yazılım ürününü, özelliğini veya güncellemesini tamamlayıp kullanıcılara sunmak, dağıtmak veya yayınlamak.

💬 Gerçek:

'Tamam, hazırız, canlıya alıyoruz!' demenin kısa ve heyecanlı yolu. Bazen 'Ship It!' diye bağırılır.

"Haftalar süren çalışmanın ardından, yarın nihayet yeni versiyonu ship edeceğiz!"
⭐⭐⭐ 😬

IaC

📖 Resmi:

Infrastructure as Code (Altyapı Kod Olarak). Altyapıyı (ağlar, sunucular, veritabanları vb.) manuel yapılandırmak yerine, kod kullanarak yönetme ve sağlamlaştırma pratiği.

💬 Gerçek:

Sunucuları ve ayarları kodla yazıp, 'tekrar tekrar tıklamayacağım' deme lüksü. 'IaC sayesinde yeni ortamlarımızı dakikalar içinde kurabiliyoruz.'

"Yeni projede IaC kullanarak altyapıyı daha hızlı ve tutarlı bir şekilde yönetmeyi planlıyoruz."
⭐⭐⭐ 😬😬

Observability

📖 Resmi:

Bir sistemin iç durumunu, dışarıdan topladığı veriler (loglar, metrikler, izleme verileri) aracılığıyla ne kadar iyi anlayabildiğinizi ifade eden bir kavram.

💬 Gerçek:

Sistemin içini, sanki röntgenini çekiyormuş gibi görebilme yeteneği; 'Her şeyi görüyoruz, sıkıntı yok!' demek. 'Bu yeni hata için yeterli observability'imiz yok, daha fazla log eklemeliyiz.'

"Mikroservis mimarisinde observability, sistemin sorunsuz çalışması için kritik öneme sahiptir."
⭐⭐⭐ 😬

Microservices

📖 Resmi:

Bir uygulamayı, birbirinden bağımsız olarak geliştirilebilen, dağıtılabilen ve ölçeklendirilebilen küçük, bağımsız hizmetler bütünü olarak yapılandırma mimarisi.

💬 Gerçek:

Büyük uygulamayı minik parçalara bölüp, her parçayı ayrı bir ekip yönetiyor gibi takılma stratejisi. 'Monolitten microservices'e geçmek büyük bir çaba gerektirdi.'

"Yeni projemizde monolit yerine microservices mimarisini tercih ettik."
⭐⭐⭐ 😬😬

Serverless

📖 Resmi:

Geliştiricilerin sunucu yönetimiyle ilgilenmeden, sadece kodlarına odaklandığı bir bulut bilişim yürütme modeli. Bulut sağlayıcısı altyapıyı otomatik olarak yönetir.

💬 Gerçek:

'Sunucu mu? Onu biz düşünmüyoruz, bulut hallediyor' diyerek kendini havalı hissetme durumu. 'Serverless mimari sayesinde operasyonel yükümüz çok azaldı.'

"Bu fonksiyonu serverless olarak dağıttığımızda, bakım maliyetlerimiz önemli ölçüde düştü."
⭐⭐⭐ 😬😬😬

Web3

📖 Resmi:

Blok zinciri teknolojileri, merkeziyetsizlik ve token ekonomileri üzerine kurulu internetin yeni evrimi veya vizyonu.

💬 Gerçek:

İnternetin 'merkeziyetsiz' ve 'senin verin senin' diyen havalı yeni versiyonu; kripto ve NFT'lerle dolu dünya. 'Gelecek Web3'te, şimdiden yerimizi alalım.'

"Web3 teknolojileri, internetin geleceğini şekillendirme potansiyeline sahip."
⭐⭐ 😬

Containerization

📖 Resmi:

Uygulamaları ve bağımlılıklarını izole edilmiş, taşınabilir bir ortamda (container içinde) paketleme süreci.

💬 Gerçek:

Uygulamayı kutuya koyup 'nerede çalışırsan çalış, benim ortamım değişmez' demek. 'Eskiden deploy etmek kabustu, şimdi containerization sayesinde çok kolay.'

"Uygulamalarımızı containerization ile izole ederek farklı ortamlarda tutarlı çalışmasını sağlıyoruz."
⭐⭐⭐ 😬😬

Prompt Engineering

📖 Resmi:

Yapay zeka modellerine (özellikle Büyük Dil Modelleri - LLM'ler) istenen çıktıyı alabilmek için en etkili girdiyi (prompt) tasarlama ve optimize etme süreci.

💬 Gerçek:

Yapay zekaya doğru soruyu sorarak istediğin cevabı alma sanatı, sihirli kelimeleri bulma. 'Bütün gün prompt engineering yapmaktan beynim yandı.'

"Bu LLM'den daha iyi sonuçlar almak için prompt engineering becerilerimizi geliştirmeliyiz."
⭐⭐ 😬

LLM

📖 Resmi:

Large Language Model (Büyük Dil Modeli). İnsan dilini anlama, üretme ve işleme yeteneğine sahip, çok büyük veri kümeleri üzerinde eğitilmiş yapay zeka modelleri.

💬 Gerçek:

Bize göre her şeyi bilen, metin tabanlı robot beyni. 'Bizim LLM yine anlamını bilmediğim bir sürü kelime uydurdu.'

"Yeni LLM'in performansı, önceki versiyonlara göre çok daha etkileyici."
⭐⭐ 😬

CI/CD

📖 Resmi:

Sürekli Entegrasyon/Sürekli Dağıtım. Yazılım geliştirme süreçlerini otomatikleştiren bir dizi pratik.

💬 Gerçek:

Kod yazdıktan sonra testlerin otomatik çalışması ve uygulamanın canlıya gitmesi için kurulan sihirli boru hattı. 'Yaşasın, CI/CD'miz bozulmadı!'

"Yeni feature'ı tamamladık, şimdi CI/CD pipeline'ından geçip canlıya alacağız."
⭐⭐⭐ 😬😬😬

Technical Debt

📖 Resmi:

Sonraya bırakılan teknik iyileştirmeler

💬 Gerçek:

Deadline yetişsin diye yazılan berbat kod

"Bu technical debt artık çözülmeli"
⭐⭐ 😬😬

LGTM

📖 Resmi:

Looks Good To Me

💬 Gerçek:

Kod incelemedim ama merge'le gitsin

"LGTM, approved!"