💻

Dev / Tech Jargonları

Yazılımcı ve teknoloji jargonu

97 terim RSS Bingo
⭐⭐ 😬

Cloud Agnostic

📖 Resmi:

Belirli bir bulut sağlayıcısına (örn. AWS, Azure, GCP) bağımlı olmayacak şekilde tasarlanmış veya geliştirilmiş yazılım veya altyapı. Farklı bulut ortamlarında çalışabilme yeteneği.

💬 Gerçek:

'Ben her bulutta çalışırım, kimseye muhtaç değilim' diyen teknoloji; bulutlar arası geçişe imkan tanıyan esnek yapı.

"Yeni SaaS ürünümüzü Cloud Agnostic olacak şekilde tasarladık, böylece farklı müşteri ihtiyaçlarına göre çeşitli bulutlarda barındırabiliriz."
⭐⭐⭐⭐ 😬😬

Domain-Driven Design (DDD)

📖 Resmi:

Karmaşık yazılım sistemlerinin geliştirilmesi sırasında iş alanı (domain) ve iş mantığına odaklanan, bu alanı modelleyerek yazılımın tasarımını yönlendiren bir yazılım geliştirme yaklaşımı.

💬 Gerçek:

Kodu işin kendisine göre tasarlamak, işin dilini ve kavramlarını doğrudan kod içine yansıtmak.

"Bu modülün karmaşıklığı çok yüksek, sanırım baştan Domain-Driven Design prensipleriyle yeniden tasarlamamız gerekecek."
⭐⭐ 😬

API-First

📖 Resmi:

Bir uygulamanın veya hizmetin geliştirilmesine, önce API'sinin tasarlanması ve tanımlanmasıyla başlanan bir yazılım geliştirme yaklaşımı.

💬 Gerçek:

Önce kapıyı tasarla, sonra binayı inşa et mantığı; uygulamanın dış dünyayla nasıl konuşacağını en başta belirlemek.

"API-First yaklaşımı sayesinde farklı ekipler paralel çalışabildi, çünkü herkesin ne beklediği başından belliydi."
⭐⭐⭐ 😬

Kubernetes (K8s)

📖 Resmi:

Konteynerize edilmiş iş yüklerini ve hizmetleri otomatikleştirmek, dağıtmak, ölçeklendirmek ve yönetmek için kullanılan açık kaynaklı bir sistem.

💬 Gerçek:

Konteynerlerin kralı; tüm mikroservisleri ve uygulamaları bulutta düzenli tutan orkestra şefi.

"Yeni microservices mimarimizi K8s üzerinde ayağa kaldırdık, artık ölçekleme ve yönetilebilirlik derdimiz kalmadı."
⭐⭐ 😬😬

Shift Left

📖 Resmi:

Yazılım geliştirme sürecinde test, güvenlik ve kalite kontrol gibi faaliyetleri döngünün daha erken aşamalarına (soluna) taşımayı savunan bir metodoloji.

💬 Gerçek:

Sorunları sona bırakmak yerine en başta, daha kod yazılırken veya tasarım aşamasında çözmeye çalışmak; 'en başta önlem alalım' felsefesi.

"DevSecOps yaklaşımı ile 'Shift Left' stratejisini benimsedik, böylece güvenlik açıklarını üretimden önce yakalıyoruz."
⭐⭐⭐ 😬😬

IaC Drift

📖 Resmi:

Infrastructure as Code (IaC) kullanılarak tanımlanan bir altyapının, zamanla manuel değişiklikler veya otomasyon dışı işlemler nedeniyle kodda belirtilen durumdan farklı bir hale gelmesi durumu.

💬 Gerçek:

Kodda yazdığın sunucu veya altyapının, birileri girip elle bir şeyler değiştirdiği için gerçekte farklı çalışmaya başlaması.

"Test ortamında beklenmedik hatalar alıyoruz, sanırım IaC Drift yaşanmış, hemen state'i kontrol etmeliyiz."
⭐⭐⭐ 😬😬

Agentic AI

📖 Resmi:

Hedefler belirleyebilen, planlar oluşturabilen, bu planları uygulayabilen ve ortamla etkileşime girerek adaptif davranışlar sergileyebilen otonom yapay zeka sistemleri.

💬 Gerçek:

Kendi başına düşünebilen, karar verebilen ve bir görevi baştan sona yönetip tamamlayabilen 'akıllı' yapay zeka.

"Bu yeni otomasyon platformu, bir Agentic AI kullanarak karmaşık iş akışlarını insan müdahalesi olmadan yönetebiliyor."
⭐⭐ 😬

Prompt Chaining

📖 Resmi:

Karmaşık bir görevi tamamlamak için birden fazla yapay zeka istemini (prompt) ardışık olarak birbirine bağlama tekniği; bir istemin çıktısının, bir sonraki istemin girdisi olarak kullanılması.

💬 Gerçek:

AI'ya bir soru sorup cevabını alıp, o cevaba göre yeni bir soru sorarak bir görev serisini tamamlamak; zincirleme sorgu.

"Detaylı bir iş planı oluşturmak için önce özet, sonra bölüm başlıkları ve son olarak paragraflar için Prompt Chaining kullandım."
⭐⭐⭐ 😬😬

Foundation Model

📖 Resmi:

Geniş veri kümeleri üzerinde önceden eğitilmiş, çok çeşitli aşağı akış görevleri için uyarlanabilen büyük makine öğrenimi modelleri.

💬 Gerçek:

AI'ın 'her şeyin başlangıcı' olan devasa, genel amaçlı modeli; yeni nesil yapay zekanın temeli.

"Yeni AI projemizde, kendi verilerimizle fine-tune edeceğimiz bir foundation model kullanmayı planlıyoruz."
⭐⭐ 😬

Fine-tuning

📖 Resmi:

Önceden eğitilmiş bir yapay zeka modelini, belirli bir görev veya veri kümesi üzerinde ek eğitimle özelleştirme ve performansını artırma süreci.

💬 Gerçek:

Hazır bir AI'yı alıp, kendi özel işine göre biraz daha eğiterek akıllandırmak.

"Müşteri hizmetleri botumuzu daha verimli hale getirmek için mevcut LLM'i kendi konuşma verilerimizle fine-tune ettik."
⭐⭐ 😬

Generative AI

📖 Resmi:

Metin, görsel, ses, kod veya diğer veri türlerini sıfırdan oluşturabilen yapay zeka modellerini kapsayan geniş bir kategori.

💬 Gerçek:

Yaratıcı, üreten yapay zeka; yazan, çizen, besteleyen veya kod yazan AI'ların genel adı.

"Pazarlama departmanı, yeni kampanya görsellerini Generative AI araçlarıyla oluşturarak büyük bir zaman tasarrufu sağladı."
⭐⭐⭐⭐ 😬😬

Data Mesh

📖 Resmi:

Veri alanlarını (domain) veri ürünleri olarak ele alan, merkezi olmayan bir veri mimarisi yaklaşımı. Verinin sorumluluğunu onu üreten ekiplere verir ve veriyi bir ürün olarak sunmalarını sağlar.

💬 Gerçek:

Verinin de mikroservisler gibi dağınık olmasını ve her ekibin kendi verisinden sorumlu olmasını savunan yeni bir akım. Büyük veri göllerinden kurtulup, veriyi daha yönetilebilir parçalara bölme çabası.

"Veri ekipleri arasındaki darboğazları aşmak için Data Mesh yaklaşımını değerlendiriyoruz."
⭐⭐⭐ 😬

Digital Twin

📖 Resmi:

Fiziksel bir varlığın, sistemin veya sürecin sanal bir kopyası. Gerçek zamanlı verilerle senkronize edilerek gerçek dünya nesnesinin davranışını ve performansını simüle eder.

💬 Gerçek:

Gerçek dünyadaki her şeyin bilgisayardaki ikizi, canlı ve güncel. Fabrikadaki makinenin dijital kopyasıyla uzaktan arıza tespiti yapmak gibi fütüristik şeyler.

"Endüstriyel IoT uygulamalarında, makinelerin performansını optimize etmek için Digital Twin teknolojisinden faydalanıyoruz."
⭐⭐⭐ 😬

Semantic Search

📖 Resmi:

Kullanıcının arama sorgusunun ardındaki niyeti ve bağlamı anlayarak, anahtar kelimelerden ziyade anlam benzerliğine dayalı olarak daha alakalı sonuçlar döndüren bir arama teknolojisi.

💬 Gerçek:

Google'ın eski 'kelime kelime arama'sının daha zeki hali. Sen ne demek istediysen onu bulan, kelimeleri değil niyeti anlayan arama motoru.

"Yeni bilgi yönetim sistemimizde Semantic Search kullanarak kullanıcıların aradıkları dökümanlara çok daha hızlı ulaşmalarını sağladık."
⭐⭐ 😬😬

Telemetry

📖 Resmi:

Uzaktan ölçüm verilerinin (sistem performansı, olay günlükleri, metrikler vb.) otomatik olarak toplanması ve iletilmesi süreci. Genellikle sistemlerin sağlık durumunu ve davranışını izlemek için kullanılır.

💬 Gerçek:

Sistemin ne yaptığını uzaktan bize haber veren 'casus' verileri. Uygulamanın içinden gelen tüm o ilginç sayılar ve loglar.

"Uygulamamızdaki hataları hızlıca tespit etmek için kapsamlı Telemetry verileri topluyoruz."
⭐⭐⭐ 😬

InnerSource

📖 Resmi:

Açık kaynak geliştirme modelinin ve prensiplerinin (işbirliği, şeffaflık, kod paylaşımı) bir organizasyonun kendi içindeki yazılım geliştirmeye uygulanması.

💬 Gerçek:

Şirket içinde açık kaynak kod yapar gibi çalışmak, ama kimse dışarıdan görmüyor. Şirket içi 'community' oluşturup herkesin birbirinin koduna katkı sağlaması.

"Farklı ekipler arası bilgi akışını hızlandırmak için InnerSource prensiplerini uygulamaya başladık."
⭐⭐⭐⭐ 😬

WebAssembly (Wasm)

📖 Resmi:

Modern web tarayıcılarında çalışmak üzere tasarlanmış düşük seviyeli bir ikili kod formatı. C, C++, Rust gibi dillerin web'de yakın yerel performansla çalışmasına olanak tanır.

💬 Gerçek:

Web sitelerini JavaScript'ten daha hızlı çalıştıran süper güçlü kod. Tarayıcıda oyun çalıştırmak için yeni nesil teknoloji.

"Yoğun grafik işlemleri yapan bir uygulama için WebAssembly kullanarak performansı ciddi şekilde artırdık."
⭐⭐⭐ 😬

SBOM (Software Bill of Materials)

📖 Resmi:

Bir yazılım ürününü oluşturan tüm bileşenlerin (açık kaynak ve tescilli) ve bağımlılıklarının ayrıntılı, iç içe geçmiş bir listesi.

💬 Gerçek:

Yazılımın içindeki her şeyin envanter listesi. Sana verilen yazılımın içinde ne halt olduğunu gösteren 'içindekiler' belgesi.

"Sıfır güven yaklaşımında, her uygulamanın güncel bir SBOM'unu sağlamak kritik öneme sahip."
⭐⭐ 😬😬

DevSecOps

📖 Resmi:

Güvenlik uygulamalarının yazılım geliştirme yaşam döngüsünün her aşamasına (tasarım, geliştirme, test, dağıtım) entegre edildiği bir yaklaşım.

💬 Gerçek:

DevOps yaparken 'Güvenlik de vardı, unuttuk!' dememek için güvenliği en başından işin içine katmak. Hızlı ürün çıkarırken hacklenmemek için güvenlikçiyi de işin içine sokma çabası.

"Siber güvenlik saldırıları artarken, DevSecOps prensiplerini benimsemek artık bir lüks değil, zorunluluk."
⭐⭐⭐ 😬😬

SRE (Site Reliability Engineering)

📖 Resmi:

Yazılım mühendisliği prensiplerini operasyonel görevlere uygulayarak büyük ölçekli sistemlerin güvenilirliğini, kullanılabilirliğini ve performansını artırmayı hedefleyen bir disiplin.

💬 Gerçek:

DevOps'un daha havalı, daha mühendislik odaklı versiyonu. Her şeyi otomatikleştirene kadar uyumayan adam.

"Uygulamanın 7/24 çalışmasını garantilemek için güçlü bir SRE ekibine ihtiyacımız var."