🏢

Corporate / Plaza Jargonları

Kurumsal ofis jargonu ve plaza dili

112 terim RSS Bingo
😬😬

Stakeholder

📖 Resmi:

Bir proje, şirket veya karardan etkilenen veya çıkarı olan kişi, grup veya kurum.

💬 Gerçek:

Projeye karışan herkes; her fikrine saygı duyulması gereken 'önemli' kişiler listesi.

"Yeni iş modelimiz hakkında tüm stakeholder'ları bilgilendirmemiz gerekiyor."
😬

Opt-in / Opt-out

📖 Resmi:

Bir hizmete, bültene veya etkinliğe kaydolmayı/katılmayı seçmek (opt-in) veya vazgeçmek/çıkmak (opt-out).

💬 Gerçek:

Genellikle otomatik olarak bir şeye dahil olup sonra çıkış yolu aramak veya tam tersi.

"Yeni eğitim programımız için opt-in yapmak isteyenler listeye adını yazdırabilir."
😬😬

On the same page

📖 Resmi:

Bir konu hakkında aynı bilgiye, anlayışa ve görüşe sahip olmak.

💬 Gerçek:

Bir toplantı sonunda herkesin gerçekten aynı şeyi anladığından emin olmaya çalışmak (genellikle de olmuyor).

"Bu projenin detayları hakkında herkesin on the same page olduğundan emin olmalıyız."
⭐⭐ 😬😬😬

Leverage

📖 Resmi:

Bir şeyi avantaj olarak kullanmak, mevcut kaynakları veya durumları en iyi şekilde değerlendirmek.

💬 Gerçek:

Bir şeyi kendi çıkarına veya projenin faydasına manipüle etmek; bir durumdan azami ölçüde faydalanmak.

"Müşteri geri bildirimlerini, ürün geliştirme sürecimizi leverage etmek için kullanmalıyız."
⭐⭐ 😬😬

Pivot

📖 Resmi:

Bir iş modelinin, stratejisinin veya ürünün ana yönünü önemli ölçüde değiştirmek.

💬 Gerçek:

Bir fikir veya proje tutmayınca, hemen başka bir şeye yönelmek; genellikle başarısızlığı gizlemek için kullanılır.

"Pazar koşulları değişti, bu yüzden ürün stratejimizde pivot yapmamız gerekebilir."
😬😬

Align (olmak)

📖 Resmi:

Fikir birliğine varmak, aynı hizada olmak, uyumlu olmak.

💬 Gerçek:

Yönetimin veya üst düzey birinin istediği şeye, içten gelmese de katılmak zorunda kalmak.

"Bu yeni hedefler konusunda tüm ekibin align olması kritik önem taşıyor."
⭐⭐ 😬😬

Low-hanging fruit

📖 Resmi:

Kolayca elde edilebilecek, az çabayla büyük sonuçlar vaat eden hedefler veya fırsatlar.

💬 Gerçek:

Çok uğraşmadan hemen yapabileceğimiz, göze hoş gelen işler; genellikle asıl sorunları çözmeyen küçük adımlar.

"Önce low-hanging fruit'ları toplayarak hızlı bir ivme kazanalım, sonra daha büyük zorluklara odaklanırız."
⭐⭐⭐ 😬😬😬

Holistic Approach

📖 Resmi:

Bir konuyu veya sorunu bütünsel, tüm yönleriyle ve bağlantılarıyla ele alan yaklaşım.

💬 Gerçek:

Detaylara girmeden, genel bir bakış açısıyla bakıyormuş gibi yaparak karmaşıklığı basitleştirme veya göz ardı etme çabası.

"Bu pazarlama stratejisine daha holistic bir yaklaşımla bakmalıyız, sadece dijital kanallara odaklanmamalıyız."
⭐⭐ 😬😬

Bandwidth

📖 Resmi:

Bir görevi veya projeyi tamamlamak için sahip olunan zaman, enerji veya kapasite.

💬 Gerçek:

O işi yapmaya vaktim yok / o işi yapmak istemiyorum, ya da yetersiz kaynaklara sahibim.

"Bu projeye daha fazla bandwidth ayıracak mıyız, yoksa başka bir ekibe mi delege edelim?"
⭐⭐ 😬😬😬

Deep Dive

📖 Resmi:

Bir konuyu detaylı incelemek

💬 Gerçek:

Uzun ve sıkıcı bir toplantı daha

"Bu konuya deep dive yapmamız lazım"
⭐⭐ 😬😬😬😬

Synergy

📖 Resmi:

İki veya daha fazla öğenin birlikte çalışarak daha büyük bir etki yaratması

💬 Gerçek:

Toplantıda havalı görünmek için kullanılan anlamsız buzzword

"Bu projede departmanlar arası synergy yaratmalıyız"
😬😬😬

Circle Back

📖 Resmi:

Bir konuya daha sonra tekrar dönmek

💬 Gerçek:

Şu an cevap vermek istemiyorum, belki unuturum

"Bu konuya yarın circle back yapalım"